Make your own free website on Tripod.com
 
Deprem Felaketinin Ardından..
 
 
Yaşadığımız doğal afetin sonuçlarını çoğumuz televizyonlardan izleyerek takip etmeye çalıştık. Olayın boyutları içler acısı..Enkaz altında kalanların yakınlarının isyanlarını izleyip de ilgisiz kalmak mümkün değil.
İnsanlar çaresiz, insanlar ağlıyor..Enkaz altındakiler "Kurtarın beni, bacaklarım kaburgalarım kırık, hareket edemiyorum" diye bağarıyor.  Başında yakını ağlıyor..Elleriyle beton yığınını açmaya uğraşıyor...
 
Öte yanda, başka bir tv kanalında Gölcükte'ki devir teslim töreni sonrası, yıkıntılar altında kalanların çıkarılıp askeri bir gemiyle İstanbul'a getirilişini izliyorsunuz. Limanda bir sürü ambulans, yaralılar itina ile gemiden indiriliyor, hastanelere sevk ediliyor.
Ordu, çalışanlarına ve ailelerine  sahip çıkıyor...Peki vatandaşımıza kim sahip çıkacak?
 
Başka bir kanalda Eskişehir'de yıkılan bir tek bina olduğu söyleniyor, Marmaristen binanın mimarı ile canlı telefon bağlantısı kuruluyor. Reha Muhtar mimara bir sürü soru yöneltiyor..ve diyor ki "Bu akşam başınızı yastığa koyup yatarken sizin binada ölen 20 kişiyi düşünün.."
 
Peki diğer yıkılan binaların sorumluları nerde? Mimarlar mı?
Mutaahitler mi? Yoksa onlara oturma izni verenler mi? Bunu cevabını vermek çok kolay!! Sorumluları bulup yargılamak da...
 
Fakat yıkılan binaların altında kalan, kurtarılmayı beklerken ölen vatandaşlarımızın hesabını kim verecek? İlk yardıma koşan jandarma, ellerindeki tek malzeme olan kazmalarla enkaz kaldırmaya uğraşıyor..Vinçler ve gerekli diğer aletler nerde?
Tv de yine izliyorum..Yaralılara stadyumun ortasında yardım çalışmalarına başlanmış..Kızılay nerde?
Bu soruların hiçbirine yanıt alamıyacağımı biliyorum. Bunlar benim gözlediklerim, ya göremediklerim??
 
Bir ses geliyor kulağıma,
"Oyunuzu bana verin vatandaşlarım, size yollar, köprüler evler yapacağım!!!"
Hepimize sabır diliyorum.
Deniz AKBULUT